Hızlı Erişim

Menü

BASINA VE KAMUOYUNA

25.11.2019
688

Mardin Barosu Kadın Ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü kapsamında Mardin Adliyesi önünde yapmak istediğimiz basın açıklaması ve broşür dağıtımına Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Mardin Valiliği 14.11.2019 tarihli 67727308.22094.(12470)/2209 sayılı kararı ile ilimiz genelinde etkinliklerin 16.11.2019 tarihinden itibaren 30 gün süreyle yasaklandığı gerekçesiyle izin verilmemiştir.

Bu anlamlı günde kadın paydasında salt destek ve mücadele amacıyla yapılmak istenen etkinliğin bu denli hukuksuzca engellenmesi dahi neden kadına karşı şiddetle mücadele edilmesi gerektiğinin ve aynı zamanda şiddetin devam ettiğinin en büyük kanıtıdır.

25 Kasım Kadına yönelik şiddetle mücadele gününde anayasal hakkımızın kullanımının meslektaş eliyle kısıtlanması basın açıklaması yapmamızın ve broşür dağıtımının salt güvenlik gerekçesi gibi soyut bir tabirle engellenmesi kabul edilebilir değildir.

 

TÜBAKKOM 25 KASIM "KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ORTADAN KALDIRILMASI İÇİN ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ" BASIN AÇIKLAMASI

 

KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR

Dünyanın her yerinde bugün KADINLAR, dayanışma ve mücadele ruhuyla, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, aile içi ve toplumsal şiddete, ayrımcılığa karşı çıkmakta; kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için mücadele çağrısı yapmakta ve çözüm önerileri sunmaktadır. Çünkü KADINLAR, ne yazık ki dünyanın her yerinde hukuki, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda saldırıya maruz kalmakta ve sömürüye uğramaktadır.

Ülkemizde ise, kadına yönelik şiddette her geçen gün artış yaşanmakta; kadınlarımız fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta ve hatta yaşam hakları vahşice ellerinden alınmaktadır.

Yasal mevzuattaki tüm değişiklik ve düzenlemelere rağmen, kadına yönelik şiddetin artarak devam etmesinin nedeni toplumsal zihniyet dönüşümünün sağlanamamış olması ve şiddetin kaynağına odaklı çözümlerin geliştirilmemiş olmasıdır.

Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için temel öğe, mevcut toplumsal zihniyetin değiştirilmesidir. Bu bağlamda, devletin çok yönlü ve bütüncül politikalar üretmesi yanında, bu mücadelenin toplumsal düzeyde, genele yayılarak etkin ve kararlı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Ancak pratikte devletin, zihniyet dönüşümüne yol açacak politikalar oluşturmadığı gibi tam tersi kadınların insan haklarını ve en önemlisi yaşam haklarını koruma altına alan kanunları ve uluslararası sözleşmeleri kaldırmaya yönelik talepler karşısında etkisiz kaldığını görmekteyiz.

Kadın kazanımlarını hukuken ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin yapılmaya çalışılması, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı kurumlarda üniversitelerde ve kamu-kurum ve kuruluşlarında kullanılan dil ve açıklamalar kadın mücadelesini olumsuz etkilemekte, kadının insan haklarının ihlalinin artmasına yol açmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan bir ülke olmamıza rağmen, aile hukuku ve kadına karşı şiddet alanında uzlaşma ve arabuluculuk uygulamasının düşünülmesi, nafaka konusunda yapılmak istenilen değişiklik sözleşme hükümlerinin ihlali olacağı için kabul edilemez.

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Gününde, her gün olduğu gibi, kadınların Cumhuriyetle ve Uluslararası sözleşmelerle elde ettiği kazanımları ihlal edecek ve ortadan kaldıracak düzenleme ve değişikliklerin karşısında olmaya devam edeceğimizi, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ KADIN HUKUKU KOMİSYONU

Fotoğraf Galerisi